Zevkler ve Markalar

Bir motosikletçi olarak, herhangi bir marka motosiklete binmek, herhangi markaları da giymek zorundayız. Motosikletimizi atölyede imal edecek, elbisemizi provalı terzide diktirecek halimiz yok. Gelgelelim bu konuda herkes rahatsız. Diyelim ki bir mağazaya girdik; kullandığımız markalar o mağazanın sattığı markalardan değilse, nasıl olduğunu anlayamadan, laf dönüp dolaşıp sattıkları malın çok kaliteli olduğuna, kullandığımız markaların ise adeta işe yaramaz olduğuna getiriliyor. Buna gerek var mı? Kim hangi markayı seviyorsa ona biner ya da onu giyer.

Motosiklet aksesuarları konusunda kanımca ithalatçıların yaptığı büyük bir hata var. Dünya markalarından ne kadar çok temsilcilik alırsak o kadar iyi olur diye düşünüyorlar. Halbuki asıl iş temsilcilikleri çalıştırmaktır. Otuz kask, yirmi ceket, üç tulumla temsilcilik çalışmaz. Yirmi marka yerine üç iyi markaya soyun; rafında her çeşitten, her beden bulundur, defolu bir ürün çıkarsa değiştir; helal olsun desinler. Bir kask alıyorsunuz, camı çiziliyor, yenisi yok. Şimdi biz bu kaskı saksı yapıp, içine fesleğen mi dikeceğiz!..

Motosikletçi
Tolga Büyüköner
Aralık 1998 Motosiklet Dünyası