Motosikletten Mektup Var

Mektubuma başlarken, önce büyüklerim olan, otomobil, jeep, minibüs, midibüs, otobüs, kamyonet, kamyon ve tır’ları saygıyla selamlarım.

Beni soracak olursanız pek iyiyim diyemeyeceğim. Aranızda telef olmadan yürümeye çalışıyorum, biliyorsunuz ben içinizdeki en küçük plakalı aracım. Alınır, satılırken sizler gibi vergimi öder, sizler gibi yıllık muayeneye giderim. Bir hata yaparsam, sizler gibi plakama ceza gelir. Yakıt ihtiyacımı sizler gibi aynı istasyonlardan alır, nedense sıramı beklerken  hep arkamdaki çok tekerlekli araç tarafından sıradan çıkarılmaya çalışırım. Yollarda sizlerden korka korka giderim. Nihayetinde iki tekerlekli; denge sistemiyle giden küçücük bir aracım, üstümde taşıdığım insanları koruyan bir kabinim bile yok. Beni tehlikeye sokup düşürürseniz, açıkta seyahat eden bu insanların canlarına yazık olur.

Aslında hala bana yaptıklarınızda kasıt aramıyorum. Beni tanımadığınızı düşünüyorum. Ben, sizlerden çok farklı bir teknikle kullanılırım. Bu farkı bilmediğiniz için, sizlere çok da kızamıyorum. Bazen benden çok tekerlekli bir araç, bana yol verdiğinde, aramızda pozitif bir elektriklenme olur. Beni tanıdığınızı ve sevdiğinizi hissederim. Yoğun trafikte sizler çok teker üzerinde bekleme cezası aldığınızda, ben aranızdan sizler için üzülerek süzülür giderim. Köprü ve otoyol gişelerinde yada feribot kuyruklarında bekleme zorunluluğum yoktur. Çabuk ulaşıma çözüm olduğumdan geçiş iznim vardır. Bütün bunlar olurken, size bir saygısızlığım yoksa, sizlerle hiç bir problemim de yoktur.  O halde niçin çok tekerleklilerle, motosiklet arasında zaman zaman huzursuzluklar oluyor. Ben kendi ülkemde ilkokulda okurken herkesin içtiği andı unuttuğuna bağlıyorum. Andın bizi ilgilendiren bölümü aynen şöyleydi; “Büyüklerimizi Saymak, Küçüklerimizi Korumak”. Dünya genelinde de kaza istatitistiklerini incelediğimizde, benim kazalarımın çoğu, sizlerle birlikte oluyor. Çok az bir bölümü de kendi hatamdan kaynaklanıyor.  Can kaybı ve hasara gelince de benim taşıdıklarım telef oluyor. Tabii bütün bunlardan yakınırken, bizde hiç hata yok mu? Elbette benim bazı arkadaşlarımın kusurlar var. Örneğin, power amaçlı taktıkları ekstra egzostlarını, şehir içinde gecenin ilerleyen saatlerinde ses için kullanıyorlar. Yine şehir içi trafiğinde slalom yapmak suretiyle, sizleri şaşırtıyorlar. Köprü yada otoyol gişelerinden ücret ödemeden geçmeyi hüner zannediyorlar. İmajımı zedeleyen bu gibi hareketler, sizler kadar, beni de rahatsız ediyor. Lütfen bir kaç illegal hareketi, genele maletmeyin. Benimle ilgilenirseniz, eminim ki seveceksiniz. Belli mi olur, belki de makine parkınıza beni de ilave edeceksiniz. Benimle dünyayı başka boyutta yaşayacak, bugüne kadar farketmediğiniz güzellikleri göreceksiniz.

Mektubuma son verirken bir gerçeği daha hatırlatmak istiyorum. Makine parkının en pratik, en ekonomik ve en hızlı aracı benim ve ben sadece güler yüzlü, mutlu, özgür insanların tercihiyim.

Sevgilerimle. Herhangi bir Motosiklet.

Motosikletçi
Tolga Büyüköner
Eylül 1998 Motosiklet Dünyası