Mobylette İle İstanbul-Bodrum-İstanbul

Aslında her şey benim başımın altından çıktı. Motosiklet teknolojisinin önlenemez yükselişini takip ederek geldiğimiz en son noktada sahip olduğumuz motosikletlere hala takacak bir kulp bulurken, ben çoğumuzun çocukken kiralayarak bindiği ve tanıdığı Mobylette’imi özledim.

Endişem sonu asla gelmeyecek bu gelişimin bir gün üçgen şasi üzerinde iki tekerlek ve bir sele klasiğinin yarım asırdır sorunsuz hizmet veren basit motorunu bir daha bulamamak korkusuydu. Beldeyama’nın bu motosikleti halen ürettiğini öğrendim, fakat bayiler aynı fiyata uzaktan kumanda ile çalışan, lahana gibi birbirine çok benzeyen bol grenajlı,  acayip modern görüntüsü verilmiş, üç günde bozulan motosikletleri daha rahat satabildikleri için bu ağır hizmet makinesi ile ilgilenmiyorlardı. Ayrıca kartımı verdiğim zaman “abi işimiz gücümüz var, git başka yerde eğlen” şeklinde benim şaka yaptığımı sanıyorlardı.

Sonunda Ümraniye Beko bayii Selin Ticaret, benim Mobylette’imi getirdi. Bu sefer çevremdeki arkadaşlarım kolleksiyoner tarafımı bildikleri için “bunda bir iş var, Tolga aldıysa vardır bir bildiği” deyip birer tane de onlar aldılar. Hal bu ki Mobylette’in gelecekte klasik olma gibi bir durumu yok, o zaten klasik olmuş, sadece gelecekte sıfırını bulamama ihtimali olabilir. Son teknoloji motosikletlerimizin yanında birer kırmızı Mobylette sahibi olmanın huzuru ile yaşarken, Harley binicisi arkadaşımız fotoğrafçı Tanju Eskiköy, Çanakkale Kolin otelde düzenlenen Harley partisine gitti. Döndüğünde çok eğlenmişti ama herkesin birbirinin motosikletine bir şeyler söylemesine bir son vermek amacıyla bir Mobylette alıp en popüler güzergahtan Bodrum-İstanbul-Bodrum yapacağını söyledi. Bana iki Mobylette birlikte gitmeyi teklif etti. Kendisine 1990 yılından beri gazete okumadığımı ve sevmediğim o gazetelerin yol kenarında üstüme örtülmesi gibi bir son istemediğimi açıkça söyledim. Ona da yapmamasını tavsiye ettim. Fakat kafasına koymuş, yol notlarını hazırlamıştı bile.

 

Önce Mobylette’ini aldı. Baktık ki Tanju gidiyor, o zaman yapmak istediği şeyi yapmalı diyerek destek teklif ettik. Manevi destek bana en güzel sponsorluktur demesine rağmen başta Nestle Delikli Bonbon, Thrifty Car Rental, Beldeyama, Doraks ve Motorium’un katkılarıyla bu seyahat Tanju tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Arkadaşımıza destek veren bu firmalara ve yol boyu kendisine ilgi gösteren herkese buradan bir kez daha teşekkür ediyoruz.

 

Sitemizden aynı Kemal Merkit-Kutlu Torunlar Lisbon-Dakar rallisini verdiğimiz gibi, Tanju’nun Mobylette’i ile İstanbul-Bodrum-İstanbul 1500 kilometre adlı seyahatini gün ve etap olarak canlı yayımladık. Bu esnada çok hoş mailler aldık. Bir çok insan garajlarda yatan motosikletlerini çıkartıp binmeye başladılar. 49 cc lik bir moped ile istenirse nerelere gidilebildiğini görenler artık gezi planları yapmaya başladılar. Moped sahipleri bindikleri aracın kıymetini anladılar. 250-500 cc motosikletleri olanlar bir an önce almaya çalıştıkları 1200 cc motosiklet hedeflerine ulaşmak için artık acele etmiyorlar. Gelen bu mailler Tanju’nun çok güzel ve anlamlı bir aktiviteye imza attığını gösteriyor .

Fotoğraflar: Şebnem Aykol, Bodrum

Size buradan hep güzel şeyler anlatacak değilim. Madalyonun öbür yüzünü çevirdiğimizde bakın neler gördüm. Daha önceleri “Demir Kıç” isimli bir aktivite yapılmıştı. Kısaca bir noktadan başlayıp yakıt hariç durmaksızın aynı noktaya dönülen ve yüksek hacimli motosikletlerle gerçekleştirilen bu aktiviteye yerli motosiklet basını geniş yer vermişti. Biz bu aktiviteyi duyurduğumuz halde Tanju’yu ne yolcu etmeye ne de karşılamaya yerli basından kimse gelmedi. Halbuki Tanju’nun yaptığı Mobylette selesinde 1500 kilometre seyahatine bir arkadaşımız “Çelik Kıç” adını verdi. Tanju, Harley ile 15.000 km isimli bir aktivite yapsaydı ki ben yapılanın eşdeğer olduğunu düşünüyorum, eminim yerli basın bal kovanına üşüşen arılar gibi olacaktı. Yapılan seyahati anlamsız bulan insanlarda oldu, ne diyelim, saygı duymak lazım; motosikletçi var, motosikletçicik var.

Tanju’ya helal osun, yıllardır söylediğim cümleyi hayata geçirdi.

Önemli olan iki tekerleği sevmek.

Tolga Büyüköner
Motosikletçi
Temmuz 2007