Motosikletçi 50 Yaşında

Güzel bir haziran sabahı takvim 6 Haziran 2004 Pazar, tam elli yıl önce bugün 6 Haziran 1954 günü dünyaya gelmişim. Bugün benim doğum günüm. Ayrıca bu günün diğer doğum günlerimden farklı bir özelliği var. Yarım asrı sağlık ve sıhhatle geride bırakmanın mutluluğunu yaşıyorum.

Güne hazırlanırken Hasan Cemal’in bir kitabı gözüme ilişti. “Kimse kızmasın, kendimi yazdım” diyor kitabın kapağında. Ben zaten bu mutlu günümü sevdiklerimle paylaşmak için can atıyordum. Hasan Cemal bana kopya verdi ve işte ilk defa bir köşe yazımda kendimi yazıyorum. Şöyle bir geriye baktığımda, benim jenerasyonum en şanslı nesil diye düşünüyorum. Yüzyılın grubu Beatles’la büyüdük. Sabah 04 de kalkıp siyah beyaz televizyondan Müslüman Amerikalı boksör Muhammet Ali’nin Foreman’ı nasıl yendiğini seyrettik. West Side Story (Batı yakasının hikayesi) adlı filmi izledikten sonra Kapalı Çarsı’ya gidip, turistlerın parasızlıktan sattığı ikinci el blue jeanler aldık.

West-Side-Story-2Bu sabah üzerimde hala blue jeanim var. Sultanahmet’te hippylerle arkadaşlık ettik. Çiçek çocuklarının simgesı olan Peace (Barış) kolyesini boynumuzda taşıdık. Jawa, Mz ve “yaylı sele” BMW’lerden oluşan motosikletçi arkadaşlarımızla gezdik. Bugün müzelerde koleksiyon olarak sunulan motosikletlere, otomobillere zamanında bindik. Halen koleksiyonların en kıymetli serisi olan 1964-5 Mustang’le yetmişlerde BMW 2002’ye bindik.

Buket ve Tolga Büyüköner, 21 Eylül 2003, Ağva

Bütün bunları yaşayabilmek şanstır. Bir de hayatın manevi mutlulukları var. Bugün ben otuz yedi yıllık arkadaşa sahibim. Hem de birbirimizi hiç kırmadan, sayarak severek en önemlisi “güvenerek” yaşanmış yıllar.  Bütün bu güzelliklerin yanı sıra küçük yaşta tanışıp hayatımın bir parçası olan motosiklet yaşamımın en büyük keyfi oldu.

Tolga Büyüköner ve Erkan Bayer, 16 Mart 2004

Ayna’dan…
Fotoğraf: Ertuğrul Ortaç, 2004

Daha önceki bir yazımda, yan çataldan düzeltebildiğim sürece motosiklete binmeyi dilemiştim. Bugün çok şükür bunu yapabiliyorum ve uzun yıllar yapmayı istiyorum. Sanırım ben 40 yaş üstü motosiklete ilgi duyan arkadaşlara güzel bir örnek teşkil edebilirim. Yazımın ana amacı da bu zaten. Konuşmalardan motosiklete binmek isteyen arkadaşlar bu iş için geç kaldıklarını düşünüyorlar. Gerçek öyle olmadığı gibi daha da şanslı olduklarını söyleyebilirim. Bizim zamanımızda değil korumalı elbise, Türkiye’de kask dahi yoktu. Bugün mağazalar giysi kask vesaire dolu. Bize motosikleti kimse öğretmedi. Deneme, yanılma, düşme, kalkma, suretiyle öğrendik. Bugün kurslar, özel hocalar, ileri sürüş teknikleri veren gruplar var. Hiç bir şey için geç değildir. Hayat insanlara Allah’ın en büyük hediyesidir. Bu hediyenin kıymetini iş işten geçtikten sonra anlamak en büyük kayıptır.

50. yaş günümü benimle paylaştığınız için hepinize teşekkür ederim. Sizlere de nice sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum.

Motosikletçi
Tolga Büyüköner
Haziran 2004