Test Sürüşü

Valentino-Rossi-3

Datça’dan Şubat 2015’de yazdığım “Büyük Kaçış” başlıklı yazımdan tam bir ay sonra sizlere İstanbul’dan yazıyorum.

Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi hayatımla ilgili asla plan yapmadım. Çalışmama kararı aldıktan sonra eşimin tek lafı ile bin kilometre aşağıya indik. Ona söz verdiğim gibi yeni yılı Datça’da karşıladık.

Test sürüşüne başlamıştık. Yaşanan her saati insan ister istemez İstanbul’da yaşadıkları ile karşılaştırıyor. Sabahları köpeğimiz Suffix ile yürüyüş yaparız. İstanbul’da olsa işe giden insanlar, ışıklarda bekleyen otomobiller, duraklarda insanlar görürdük. Biz Datça’da kasabanın birazda dışında olduğumuz için, tertemiz bir hava, hafif bir rüzgar sesi, tenha olduğu için de, yolda yiyecek çöp bulamayan Suffix’in pati sesinden başka bir ses duyamıyorduk. İlk birkaç gün tatil modunda Allah için çok keyifli geçti. Dördüncü günden itibaren eşime arada nasılsın diye sormaya başladım. Farkında olmadan bu sorum sıklaşmaya başlamış. Çünkü ben her sabah İstanbul’da olduğu gibi hazırlanıp dışarı öyle çıkıyordum. Farkında olmadan şehirli olmamın verdiği tepkiydi bu. Herkes gibi neye alışıksam onu aramaya başlamıştım. Kasabaya inmek, marinadan dönmek ve alış veriş yapmak yarım saat. Yakındaki bir koya gitmek, orada bir şeyler içip dönmek yarım saat, üstelik hep aynı şey nereye kadar. İkide bir eşime bu soruyu sorma sebebim ise yine tek lafına İstanbul’a evimize dönmekti.

Datca-6

Bu arada daimi oturabileceğimiz bir de ev bakıyorduk ama ikinci bir gerçekle karşılaştık. Bizim gibi dışarıdan gelen insanlar genelde yazın gelmek üzere evler yapmışlar ya da hazır sitelerden satın almışlar. Yaşanan evler düzgün kalmışken, gelemeyenlerinki kış şartlarında perişan olmuş, gidemiyoruz bari kiraya verelim diyenlerinki ise yok olmuş. Bu yok olmuş evleri de günlük, haftalık veya sezonluk kiraya vermek istiyorlar. İlla daimi kiralamak isterseniz bir yıllık bağlayıcı anlaşıyorlar. Satın almak isterseniz çok uygun fiyata müstakil evler var ama zararı göze almazsanız son sahibisiniz.

Yani kiralık motosikletler binilecek durumda değil, kısa bir süre için de iyi durumda bir motosiklet satın alıp da zarar etmeye değmez gibi.

Datca-5

Ev işi çok önemli olmakla birlikte elbette tek sebep bu değildi. Sosyal yaşamı kuvvetli olan insanların bu kadar izole yaşaması mümkün değilmiş. Bu bizim deneyimimiz. Herkes aynı hissi yaşayacak anlamına gelmez. Biz değil şehir, İstanbul’dan başka yerde yapamayacağımızı gördük. Çünkü dört günden sonra İstanbul bizi çağırıyor.

Gidişimizden etkilenen dostlarımızın sevgilerinin derinliğini görebildiğimiz için, hep şikayet ettiğimiz bu şehri, İstanbul’u bize özlettiği için, keşke gitseydik demediğimiz için ve daha bir çok gerçeği bize gösterdiği için iyi ki yaptık.

Her şey aslına döner. Büyük Kaçış’ın sonunda bu cümleyi yazarken içim bir burkulmuştu, demek bundanmış. Şimdi rahatladım. Hoşbulduk.

Tolga Büyüköner
Motosikletçi
12.03.2015