Enduro’dan Touring’e

Yamaha-TDM-1996-1Yamaha TDM 850, 1996

Doksanların başlarında, çift silindirli enduroların içerside Yamaha Süper Tenere 750, 69 beygir gücü, 220 km sürat göstergesiyle enduroların ilahıydı. Onu Honda‘nın Africa Twin 750’si ve yine Honda’nın Transalp 600’ü takip ediyordu. Bu motosikletler gercek seyahat endurolarıydı. Yani lastik desenleri fabrikadan  % 50 cadde, %50 araziye uygun üretilmişlerdi. 1993 yılında Yamaha TDM 800 serisiyle tarz değiştirdi. Enduro gibi yüksek,  cadde gibi şasi tasarımı olan ve % 90 asfalta uygun lastikleriyle enduro turing arası melez bir motosiklet yaptı. Enduro seven ama yolları daha çabuk yutmak isteyenler bu motosikleti sevdiler. Fakat saf endurocular Africa ve Transalp‘e devam ettiler.

Bu arada pazara giren BMW, R 1100 GS kafaları iyice karıştırdı. İnsanların endurodan bekledikleri her türlü yol ve hava koşullarında gidebilmek miydi yoksa süratli mi gitmekti? Tarih 1997 yılını gösterirken BMW Paris Dakar modelinin arka sathına white power takarak, R 80 GS Basic modelini artık sadece müzelerde görülmek üzere son kez üretti. Borusan o tarihde bu motosikletlerden kısıtlı miktarda getirdiği halde satamadı. Hatta motorize polis birimlerinin komiserlerine dağıtmak suretiyle erittiler. Çünkü insanlar gittikçe hızlanan teknolojinin peşindeydiler.

Derken Honda Varadero 1000 ile BMW‘nin pazarına göz dikince 2000 yılında  BMW hemen R 1150 GS’yi geliştirdi. Bu yıl ise  uçan enduro sınıfında rekabet iyice kızıştı. Aprilia Capanord 1000, BMW R 1150 GS, Honda Varadero 1000, Trıumph Tiger 900 ( üç silindirli ), Suzuki DL  1000, Yamaha TDM 900 Türkiye‘de satılan çeşitleri. Bır kısım insanlarımız bunların arasından beğendiklerini seçerken bir kısmı da artık saf turinge dönüyor. Bunun sebebi de büyük endurolarla uzun yollar katetmiş tecrübeli  motosikletçilerimiz, daha uzakları hedeflerken  yüksek motosikletlerle otobanda rüzgarla boğuşmak yerine turing bir motosikletle daha huzurlu seyahat etmeyi planlıyorlar.

Ülkemizde turing kültürünün yaygınlaşması bilinçli ve bilgili  motosikletçilerimizin çoğaldığına işarettir. Artık turing motosikletler de vitrinlerde tozlarının alınmasını beklemeyecekler. Zaten vitrinlerde motosiklette kalmadı. Şimdi gezmek zamanı. Haydi motosikletçiler yollar bizim, gidon nereye giderse. Genç yaşayalım, genç kalalım. Geç kalanlar düşünsün.

Motosikletçi
Tolga Büyüköner
Mayıs 2002 Motosiklet Dünyası