60’ların ikinci yarısında, çocukken misket oynadığımız arsada artık motosikletli gençler olarak buluşuyorduk. Benim ilk sahip olduğum motosikletim, annemin öğretmen maaşı ile taksitle aldığı Jawa’nın bordo renkli 1967 model CZ 1,25 motosiklet idi. Arkadaşımda BMW 1962 R 60/2 siyah motosikleti, onun teyze oğlunda da doğu Alman domuz kafa mavi beyaz MZ 1966 1,25 vardı.
Arsanın etrafındaki apartmanların geniş arka balkonlarında aslında kimsenin kimseden haberdar olmadığı platonik çok aşklar yaşandı. Aramızda çıkan kavgalar arsada toplandığımızda balkona çıkan, komşu kızlar yüzündendi ama onların bundan hiç haberi olmadı. Daha çok arsada buluşur, Samatya’dan sahile iner, oradan Florya’ya kadar keyifle motosiklet sürerdik. Motosikletlerimizin arka selesine, gezdiğimiz yerlerde motosikletin cazibesine dayanamayan kızlar binerdi.

Aradan yıllar yıllar geçti. Ben sevdalandığım motosikletten hiç ayrılmadım. Bu sevda şansımın da yardımıyla bir gün motosiklet mağazası açmaya kadar gidecek ve bu imkanlarla ben çok çeşitli motosikletlere sahip olup sürecektim.
İlerleyen yıllarda temel motosiklet, çeşitli amaçlarla chopper, enduro, motokros, spor, turing gibi versiyonlara ayrılacak hepsi sınıfında güçlenip hızlanacaktı. Bizim motosikletlerimiz de zamanına göre hızlıydı ve aramızda yarışlar yapardık. Teknoloji ilerleyip markalar sıkı rekabete girince motosikletler çok hızlandı. 90’ların sonunda 350 km/s giden motosikletler üretilince çok riskler yaşandı ve üretim 300 km/s ile kısıtlandı. Motosiklette tepe noktasına gelinmişti.
Artık her zaman olduğu gibi markaların umutları eskilerdeydi. Çünkü eskiden maliyet düşünülmeden insanların beğeneceği efsane üretimler yapıldı. Ben şahsen Jawa motosikletlerimi unutamadım. Aklım hep eski sakin keyifle gezdiğim motosikletlerdeydi.

Derken BMW 2014 yılında 90. yılına saygıyla R nineT motosikleti yaptı. Çok beğendim. Bu motosiklet sadece 1973 – 1976 yılları arasında ürettiği R 90 S baz alınarak üretilmiştir.
Fakat biz hala motosikletçi eşimle uzun turlara çıktığımız için enduro sürmeye devam ediyorduk. 2019 yılında da Yamaha’nın son çıkardığı Ténéré 700 ü almıştım. Yüksek bir motosikletti ve ben de 65 yaşıma gelmiş 1.78 olan boyum 1.74 santime inmişti. Bir gün garajdan çıkarken eşim dedi ki “Tolga bu motosiklet sana çok yüksek, bindiğinde yüzündeki motosikletçi ifaden endişeye dönüyor, bu motosikleti değiştir”.

Yıl 2020 olmuştu. O sıralar genç kaptan arkadaşım Dubai’ye yerleşmeye karar vermiş, ona aldığım iki BMW motosikleti bana bırakıp gitmişti. Biri 2020 R 1250 Gs Adv, diğeri 2016 R nineT. R 1250 Gs Adv yi hemen yakın bir arkadaşıma verdim. Diğeri için kolleksiyoner bir arkadaşımı arayacaktım ki sabah Buket uyanır uyanmaz, “Bu motosiklet verilir mi o bizim” demesin mi. Hayatımda alma hikayesi en güzel motosikletimdir. Hemen o gün alım işlemlerini tamladım. Mutluluktan uçuyorum.
BMW 2016 R nineT Option 719 Blue Planet
Hayatta inandığım bir şey varsa neyi çok istersen oluyor. 2014 yılında çok beğendiğim motosiklet, kendiliğinden gelmişti.
Son 32 yıldır enduro sürdüğüm için gardrobumuz tamamen enduro kreasyonuydu. Allahtan deri ceketim ve Rider Denim pantolonlarım vardı. Onları giyip üstüne enduro kaskımı takarak sürüşe çıktım.
Evet, aslıma dönmüştüm. Kendimi gençken toplandığımız arsada hayal ettim. Kesin komşu kızların hepsinin gözü bende olmasa bile R nineT de olurdu.
Maltepe sahilinde yaptığım ilk sürüşte altımda 110 beygir gücünde 1170 cc hacminde bir motosiklet olmasına rağmen, sakin sürüşün keyfini çıkartıyordum.
Bir yandan sürüyor, bir yandan da kafamda eşim Buket ile bir örnek alacağımız retro kasklarımızı, ön rüzgarlık, arka sağ yana nubuk deri çanta, silindir korumalar gibi aksesuarları canlandırıyordum.
BMW 2013 yılında boksör motorunu sıvı soğutma yaparken, 2004-2012 yılları arasında kullandığı hava, yağ soğutma motorunu kenara atmayıp, 2014 yılında 90. yıl anısına yaptığı R nineT de kullanmış, aslına sadık kalmıştı.
2016 model olması yine benim şansımdı. Son klasik detaylar bu modelde bitiyordu. İç bükey aynalı halojen aydınlatma, çift yuvarlak analog gösterge ortasında dijital bilgi ekranı, fırçaya tutulmuş alüminyum yakıt tankı, arka sele yerine takılan mono kapak ve maviye çalan gümüş rengiyle mavi gezegen anlamına gelen Blue Planet ismiyle özel bir seriydi. Euro 3 üretim olduğu için kısıtlanmamış motorunun sesi ile Akropoviç egzozundan çıkan bas sesinin yaptığı düeti dinlemeye doyamazsınız.
R nineT ile 10.000 km yol yaptım. Bu kilometrelerin içinde uzun yol da var. Hem lokal gezilerde hem de uzun yolda gayet keyifle sürdüm. Temel motosikletten geldiğim için alışmam çok kolay oldu. Eğer kuşlar ağaçlar çiçekler mutlu süren motosikletçiler olmak istiyorsanız çok güzel bir seçim.

18 Litre yakıt kapasitesi ile 100 km de 5,5 litre yakıt sarfediyor. Lastiklerimi Prelli Angel GT2 ile yeniledim. Lastik havaları ön 36, arka 42. Bir kaç gün garajdan çıkmadıysam ilk işim lastik havalarını tamamlamak olur. İki tekerde en ihtiyacımız olan lastiklerin iyi ve havasının tam olmasıdır.
Arka mono kapağı küçük bir torq anahtar ile söküp yerine arka seleyi takıyorsunuz. Buket ile birlikte yaptığımız lokal sürüşlerde bir sorun olmadı. Tabii bir tur veya enduro konforu ile karşılaştırmak haksızlık olur.
Bu motosikletin en önemli özelliği hem retro hem de BMW’nin yüksek sürüş teknolojisi ile donatılmış olması. Genelde klasik motosikletlerde aslına sadık kalınsın diye şasi dizaynlarını eskiye yakın yaparlar. Böyle olunca yeni ve güçlü motor, motosiklete fazla geliyor, virajda şaşırıyor, frenanaj da durmuyordu.

R nineT de BMW, ihtiyacı olan destekleri yüklemiş. ABS, arka çekiş kontrol, ön çatal da telelever eskiye gönderme olduğu için yok ama arka süspansiyon paralever. Telelever’in olmaması yere yakın bir motosiklette yolu daha iyi hissetmek açısından da iyi olmuş. Oturuş pozisyonu tur motosikletlerin ergonomisinde. Hem konsantre, hem rahat.
BMW R nineT 2014 yılında 90. yıl anısına üretilip, zamana denk gelen yeni teknolojiler ilave edilerek daha modern görünümüyle 2023 yılında 100. Yıl serisiyle tamamlandı.
2024 yılında ise BMW çok beğenilen bu ikonik motosikletten vaz geçemedi. Marketing düşünerek daha geniş bir kitleye hitap edebilmesi için R 12 ve R 12 NineT olarak yeniden tasarladı.
Mesela her ikisinin de A2 ehliyet ile sürülebilmesi için 48 beygir kısıtlama seçeneği var. Yeni sürücülerin aradığı anahtarsız çalıştırma, akıllı telefonunuz ile dijital göstergelere bağlanıp her türlü eşleştirme yapabiliyorsunuz.

Benim durumum farklı. BMW R nineT motosikletime binerken motosiklete yeni başladığım günlerdeki kadar heyecanlanlıyım. O günkü sadelikle sadece motosiklet sürme keyfini yaşıyorum.
Her şey aslına döner.
Motosikletçi
Tolga Büyüköner
05.05.2024