Hayat Güzeldir

Life is beatiful.

La vita é bella.

Yedi akademi ödüllü unutamadığım bir film. 1930′ larda İtalya’da yaşayan Guido adında kitap satan neşeli genç bir yahudi, güzel bir kadına aşık olur ve sempatik tavırlarıyla o güzel kadını da kendine aşık eder, evlenirler. Bir oğulları dünyaya gelir. Bir kaç yıl sonra Alman’lar, İtalya’yı işgal ederler. Guido, oğlunu Nazi toplama kamplarından uzak tutmak için yaşananları oğluna bir oyun gibi gösterir. Oyunun ödülü ise bir tanktır.

“Hayat Güzeldir” okumaya devam et

Motosiklet İle Evlenilmez Flört Edilir

Bu lafı yeri geldikçe ederim. Sebebi de geçmişte gerçekten çok güzel motosikletlere bindim ve bir gün hep başka bir motosiklet ile değişti. Çok büyük laf etmişim gibi görünse de bunu öğrenmem yıllar aldı. Şimdi motosikletçi arkadaşlarım arkalarına yaslanıp motosiklete aşık oldukları günden bu yana ilk tanıştığı motosikleti hala duruyormu diye bir düşünsün. İstisnalar kaideyi bozmaz ama duruyor diyeni duymadım.

“Motosiklet İle Evlenilmez Flört Edilir” okumaya devam et

Adriyatik Turu

Yine herşey aniden gelişti. Buket ile daha uzun seyahatler yapmak isteyince, 1989 KLR’mizin sağlam fakat eski teknolojinin fazla yakıt tüketimini gereksiz masraf olarak düşündüm. Onun keyfini verebilecek, yine ekol olmuş, klasik yeni teknoloji tek silindirli tek motosiklet, yakınlarıma tavsiye edip aldığım Yamaha Tenere’den başka bir motosiklet yok. Tenere XT660Z düz ve XT600ZA ABS olarak, amaca ve insanın yapısına göre iki versiyon üretilmiş. Düz olanın sele yüksekliği doksan, ABS’li olanın yaklaşık dört santimetre daha alçak. Benim boyuma ABS’li versiyonu uygun olduğundan XT600ZA tercih ettim. Tabii kaçıncı motosikletim olduğunu bilmememe rağmen ilk motosikletimmiş gibi heyecanlı olmamı motosikletçi olanlar anlayacaktır.

“Adriyatik Turu” okumaya devam et

O Bizim Terliğimiz

Beatles son yüz yılın grubu seçildi. Eğer scooter için de böyle bir eleme yapılsaydı bu kesinlikle Vespa olurdu. Her ikisi de her dönemin en iyisi oldular. Altmışlarda gençtim, bekardım ve her genç gibi hayallerim vardı. 1968‘de mavi Vespa‘ma çadırımı, portatif pikabımı, Beatles‘ın 45‘lik plaklarını ve Egmont gitarımı yükleyip Fındıkzade‘den Çınarcık‘a yola çıktığımda kendimi 10 jantlık motosikletin üzerinde bayagı bir uzun yolcu zannetmiştim.

“O Bizim Terliğimiz” okumaya devam et